| dc.description.abstract | Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından hazırlanan Açıklamalı Afet
Yönetimi Terimleri sözlüğünde afet terimi toplumun tamamı veya belirli bir kesimi için
yaralanmalara veya can kayıplarına neden olan, ekonomik ve sosyal kayıplar doğuran, normal
hayatl ve insani faaliyetlerini kesintiye uğratarak aksatan veya tamamen durduran, etkilenen
toplumun mevcut imkânları ile baş etme kapasitesinin yeterli olmadığı doğa, teknoloji veya
insan kaynaklı olaylar şeklinde tanımlanmıştır (l). Yapılan istatistiksel çalışmalara göre
jeofiziksel olgular sonucu gerçekleşen deprem, doğal afetler arasında etki ve riskleri açısından
İkinci sırada yer almaktadır (2). Günümüzde de afetlerden ve bu afetlerin yaratmış olduğu
olumsuz durumlardan etkilenen birey sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Afet sonrası süreçte
Oluşan travmalar bireylerin ve toplulukların yaşam kalitesini düşürmektedir (3). Afetler ağır can
ve mal kayıplarına sebep olması, toplumu ve sağlık hizmetlerini kesintiye uğratması, zamanının
belli olmaması, ağır ekonomik yüklerinin olması, psiko-sosyal İyilik halini bozması ve ilerleyen
dönemlerde ciddi sağlık sorunlanna sebep olması nedeniyle önemli bir halk sağlığı sorunudur
(4). Deprem sonrasında bireylerin yaşam tarzlarında değişiklikler görülebilmektedir. Bölgeden
tahliye ve yer değişikliği mecburiyeti sonucu yaşam tarzı dramatik olarak etkilenir. Tedaviye
ihtiyaç duyan bireylere gerekli desteğin sağlanması adına doktor, fizyoterapist, psikolog,
diyetisyen, ortez protez teknikerleri, fizyoterapi teknikerleri gibi gönüllü profesyonellerin
desteği alınmalıdır (5). Afet süreci sonrası bireylerde ise uyku ve yeme bozuklukları, madde
kullanımı, depresyon, anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu, İçe kapanma, sosyal İlişkilerde
bozulma, dikkat dağınıklığı, saldırgan ve agresif davranışlar, tedirginlik, korku, endişe,
kararsızlık hali, saygı ve güven duygusunda azalma gibi sorunlar görülebilir (6).
Yeterli ve dengeli beslenme yalnızca yaşam sürdürmek için değil vücudun optimal şekilde
çalışabilmesi için gerekli olan bir ihtiyaçtır. Diyetin uyku süresini etkilemesinin yam sıra, uyku
süresinin de vücut dengesinde oluşturduğu olumsuz durumlar kısa uyku süresinin
kronikleşmesi İle bireyleri sağlıksız beslenmeye yöneltmekte ve bir kısır döngü oluşturmaktadır
(7). Afetin ilk olduğu andan itibaren, insanların akut tıbbi müdahalesi sonrası birçok ihtiyacı
olduğu belirlenmiştir. Öncelikli olarak can güvenliğinin sağlanmasının ardından bannma ve
beslenme gereklidir. Beslenme sürecinin sadece ilk 3-5 gün yemek yemekten ibaret olmadığı,
ayrıca paralelinde sağlıklı ve hijyenik bir ortam ve üretim; yemek hazırlama ve dağıtım olması
gerektiği görülmektedir. İlave olarak, beslenme sürecinin yeterli ya da yetersiz olmaması
durumu irdelenmelidir. Afet durumlarında; yeterli ve dengeli beslenme, özel beslenme
gerektiren gruplar, toplu beslenme, sağlıklı ve hijyenik beslenme, afet yıkıntısının ve İnsanların
oluşturduğu kirlilik unsurlarının; atıkların depolanması, toplanması, taşınması ve geri
dönüşümü göz önünde bulundurularak yönetilmesi gereken büyük bir operasyonel sürecin
ortaya çıktığı belirlenmiştir (8).
Afetzede toplumun ve toplum içerisindeki hassas gruplarda yer alan afetzedelerin sağlığının
korunması ve sürdürülmesi amacıyla afet beslenme planının hazırlanması oldukça önemlidir.
Hassas gruplarda yer alan afetzedelerin besin ve kalori ihtiyaçları özenle ele alınmalıdır. Yeterli ve dengeli beslenme, afetzede bireylerin ortam şartlarına uyumunu kolaylaştırarak fiziksel
direncini arttıracaktır. Böylece bireylerin hastalık yükü azalacaktır (9). Afet sürecinde
bireylerin dengeli ve düzenli beslenmesi sağlanmalı ve sürdürülmelidir. Gün içerisinde sağlıklı
ve yeterli uyku için gerekli düzenlemeler yapılmalı, görsel ve işitsel uyaranlar azaltılmalıdır,
Yetişkin grupta ebeveynlere özellikle annelere eğitim verilerek (ev içi İletişim,
çocuğÜçocukIara yaklaşım vb.) afetlerin olumsuz sonuçları en aza indirilebilir. Ayrıca afet
yaşanan bölgede İyileşme döneminde yetkililer tarafindan kamu kurumu, İş yeri, okul, eğitim
merkezi gibi yerlerde psikolojik ilk yardım, toplum temelli psikolojik İlk yardım, psikolojik
destek gibi çalışmalar yapılmalı ve sürdürülmelidir (10).
Bu araştırma; afet sürecini yaşayan bireylerin, beslenme alışkanlıkları ile uyku ve yaşam
kalitesi arasmdakİ ilişkinin alışkanlıklarının değerIendirilmesi amacı İle planlanmıştır.
Araştırma kapsamında; deprem bölgelerinden diğer İllere zorunlu göç eden, deprem bölgesi
dışında yer alan İllerdeki yurtlara yerleştirilen, deprem bölgelerinde yaşamaya devam eden
çalışmaya katılmayı gönüllü bireylere yüz yüze ve çevrimiçi görüşme yöntemi ile anket
uygulanmıştır. Anket fonnunda bireylerin demografik özellikleri, beslenme alışkanlıkları,
fiziksel aktivite durumları gibi bilgilerin yanı sıra uyku ve yaşam kaliteleri de ölçekler
aracılığıyla değerlendirilmiştir. Ayrıca katılımcıların vücut ağırlığı, boy uzunluğu ve beden
kütle indeksleri saptanmıştır, Elde edilen verilerin değerIendirilmesinde Windows ortamında
SPSS (Statiscal Package for Social Scİencc) Statistics 25.0 İstatiksel paket programı
kullanılmıştır. | en_US |