<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<title>Tıbbi Laboratuvar Teknikleri Programı / Medical Laboratory Tecniques Program</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12566/558" rel="alternate"/>
<subtitle/>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12566/558</id>
<updated>2026-04-05T22:45:15Z</updated>
<dc:date>2026-04-05T22:45:15Z</dc:date>
<entry>
<title>Ceviz (Carya illinoensis) aracılı biyosentezlenen nikel oksit nanopartiküllerinin karakterizasyonu ve antibakteriyel aktiviteleri</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12566/2234" rel="alternate"/>
<author>
<name>Gökkaya, Elif Gözde</name>
</author>
<author>
<name>Bilgiç, Erdi</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12566/2234</id>
<updated>2025-09-05T12:09:59Z</updated>
<published>2025-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Ceviz (Carya illinoensis) aracılı biyosentezlenen nikel oksit nanopartiküllerinin karakterizasyonu ve antibakteriyel aktiviteleri
Gökkaya, Elif Gözde; Bilgiç, Erdi
Amaç: Bu çalışmanın amacı, Carya illinoensis (ceviz) yaprak özütü kullanılarak yeşil sentez yöntemiyle nikel oksit (NiO) nanoparçacıklarının (NP) üretimini sağlamak, elde edilen nanoparçacıkların karakterizasyonunu gerçekleştirmek ve antibakteriyel aktivitelerini değerlendirmektir.&#13;
Gereç ve Yöntem: Yeşil sentezde indirgeme ajanı olarak ceviz yaprak özütü, metal kaynağı olarak ise 2 mM nikel klorür (NiCl₂·6H₂O) çözeltisi kullanılmıştır. Elde edilen nanoparçacıklar UV-Vis spektrofotometresi, X-ışını kırınımı (XRD) ve geçirimli elektron mikroskobu (TEM) ile karakterize edilmiştir. Antibakteriyel etkinlik, disk difüzyon yöntemiyle Escherichia coli ve Staphylococcus aureus suşları üzerinde değerlendirilmiştir. &#13;
Bulgular: UV-Vis analizi, 345 nm dalga boyunda tek bir pik göstermiş; bu, nanoparçacıkların optik saflığını ve mono-disperse yapısını desteklemiştir. XRD sonuçları, NiO nanoparçacıklarının yüzey merkezli kübik (FCC) kristal yapıya sahip olduğunu ortaya koymuştur. TEM analizleri, nanoparçacıkların küresel morfolojiye sahip olduğunu ve ortalama 45,25 ± 9,50 nm boyutlarında olduğunu göstermiştir. Antibakteriyel testlerde, gram pozitif S. aureus bakterisine karşı gram negatif E. coli’ye kıyasla daha yüksek inhibisyon zonları elde edilmiştir.&#13;
Sonuç: Carya illinoensis yaprak özütü ile gerçekleştirilen yeşil sentez, çevre dostu ve etkili bir yöntem olarak öne çıkmakta; sentezlenen NiO nanoparçacıkları, hem yapısal özellikleri hem de antibakteriyel aktiviteleri açısından potansiyel biyomedikal uygulamalar için umut vadetmektedir.
</summary>
<dc:date>2025-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Cytotoxic and apoptotic effects of a novel 1D polymeric compound 1 on human prostate cancer cells</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12566/2233" rel="alternate"/>
<author>
<name>Gökkaya, Elif Gözde</name>
</author>
<author>
<name>Öztopcu-Vatan, A. Pınar</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12566/2233</id>
<updated>2025-09-05T12:14:45Z</updated>
<published>2025-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Cytotoxic and apoptotic effects of a novel 1D polymeric compound 1 on human prostate cancer cells
Gökkaya, Elif Gözde; Öztopcu-Vatan, A. Pınar
Objective: This study aimed to investigate the morphological and cytotoxic effects of 1D polymeric compound on human prostate cancer cells (LNCaP) at concentrations of 1, 10, 25, 50, 100, 150 and 200 M. Material and Methods: The cytotoxic effects on cell proliferation were examined using the Neutral Red (NR) and 3-(4,5-Dimethylthiazol-2-yl)-2,5diphenyltetrazolium bromide (MTT) tests in a dose and time-dependent manner. 5-Fluorouracil (5-FU) was used as the positive control both alone and in combination with compound 1 to study the antagonistic and synergistic effects of various combinations on cell proliferation. Additionally, ELISA was used to determine if apoptosis or necrosis had occured. Results: The effects of compound 1 on cell morphology was observed to be significant at 50 µM for 24 hr. While NR method recorded IC50 values of 160 and 27 µM for 24 and 48 hr. respectively; MTT method were calculated as 115 and 51 µM. The IC50 value wasn’t determined after 5-FU treatment for 24 and 48 hr. IC50&#13;
values of combined concentrations were calculated as 68 and 21 µM for two different time periods. The synergistic effect was observed at 100 and 50 µM concentrations for 24 and 48 hr respectively. Compound 1 concentrations of 50 and 100 µM in the cells increased apoptotic effects in a dose-depended manner. Conclusion: In conclusion, varying concentrations of compound 1 changed the morphology of cells and in a&#13;
dose and time-dependent manner, reduced proliferation. Furthermore, large quantities of compound 1 and 5-FU had synergistic effects and caused apoptosis, which is the process by which cells die.
</summary>
<dc:date>2025-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Arid1B geninde yeni bir anlamsız mutasyon : Coffin-Siris</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12566/2089" rel="alternate"/>
<author>
<name>Çim, Abdullah</name>
</author>
<author>
<name>Bauer, Peter</name>
</author>
<author>
<name>Ceylaner, Serdar</name>
</author>
<author>
<name>Altunsoy, Emel</name>
</author>
<author>
<name>Güvercin Aldemir, Gözde</name>
</author>
<author>
<name>Hüseyinzade, Ayan</name>
</author>
<author>
<name>Canatan, Duran</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12566/2089</id>
<updated>2024-04-16T08:01:56Z</updated>
<published>2022-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Arid1B geninde yeni bir anlamsız mutasyon : Coffin-Siris
Çim, Abdullah; Bauer, Peter; Ceylaner, Serdar; Altunsoy, Emel; Güvercin Aldemir, Gözde; Hüseyinzade, Ayan; Canatan, Duran
Giriş: Coffin-Siris sendromu (CSS) nadir görülen konjenital malformasyon sendromlarından biridir. Yenidoğan döneminde konjenital anomalilerin belirgin olmaması ve farkedilmemesine rağmen, CSS tanısında birçok özellik tarif edilmiştir. Genetik değerlendirmede, yedi farklı gende CSS’ye neden olan patojenik mutasyonlar tespit edilmiştir. Burada CSS tanısı konulan olguyu sunmayı amaçladık. Olgu ve Yöntem: Olgumuz 7 yaşındaki erkek, zihinsel gelişim geriliği, otistik davranışlar, büyüme geriliği, motor gelişim geriliği, kaba yüz görünümü, hipertrikoz ve eklemlerde gevşeklik yakınması ile merkezimize başvurdu.Fizik muayenede, özellikle konuşmada güçlük, zihinsel gelişim geriliği, 5. el veya ayak parmağında tırnaklarında hipoplazi, hipertrikoz ve, kaba yüz görünümünde, kalın kaşlar, belirgin kiprikler, düzleşmiş burun köprüsü, kısa burun, geniş burun ucu, açıklığı yukarı bakan burun delikleri, geniş burun tabanı, kalın burun kanatları, geniş filtrum, geniş ağız, ince üst dudak vermilion ve kalın alt dudak vermilion tanımlandı.Onam formu alındıktan sonra, alınan kan örneği özel karta işlenerek, tüm ekzom analizi için Almanya’ya gönderildi. Sonuç: Hastada, ARID1B geninde novel anlamsız bir heterozigot mutasyon (NM_001346813.1: c.5455A&gt;T) saptandı. Bu değişiklik, American College of Medical Genetics tavsiyelerine göre klinik önemi belirsiz bir değişim olarak sınıflandırıldı ve klinik bulgular ile birlikte otozomal dominant geçişli CSS tanısını konuldu. Aile taraması yapıldı, anne, babası ve kardeşinde bu mutasyon saptanmadı, de novo mutasyon olarak kabul edildi.
</summary>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Warburg Cinotti sendromu: Ddr2 geninde De Novo</title>
<link href="http://hdl.handle.net/20.500.12566/2088" rel="alternate"/>
<author>
<name>Hüseyinzade, Ayan</name>
</author>
<author>
<name>Çim, Abdullah</name>
</author>
<author>
<name>Bauer, Peter</name>
</author>
<author>
<name>Ceylaner, Serdar</name>
</author>
<author>
<name>Abay, Mehtap</name>
</author>
<author>
<name>Altunsoy, Emel</name>
</author>
<author>
<name>Güvercin Aldemir, Gözde</name>
</author>
<author>
<name>Canatan, Duran</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/20.500.12566/2088</id>
<updated>2024-04-16T07:57:27Z</updated>
<published>2022-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Warburg Cinotti sendromu: Ddr2 geninde De Novo
Hüseyinzade, Ayan; Çim, Abdullah; Bauer, Peter; Ceylaner, Serdar; Abay, Mehtap; Altunsoy, Emel; Güvercin Aldemir, Gözde; Canatan, Duran
Giriş: Warburg-Cinotti sendromu (WRCN), otozomal dominant olarak kalıtılan çok nadir bir hastalıktır. WRCN ilerleyici kornea neovaskülarizasyonu, keloid oluşumu, kronik cilt ülserleri, deri altı doku kaybı, parmaklarda fleksiyon kontraktürleri ve akroosteoliz ile karakterizedir. WCRN, Diskoidin domain reseptörü 2 (DDR2) geninde aktive edici mutasyonların neden olduğu bir hastalıktır. Ülkemizde ilk defa tanımlanan WRCN olgusunu sunmayı amaçladık. Hasta ve Yöntem: Olgumuz 22 yaşında kadın hasta, el ve ayaklarında hareket kısıtlığı ve şekil bozukluğu şikayeti ile merkezimize başvurdu. Aralarında akrabalık olmayan anne-babanın 3. çocuğu olarak, zamanında ve normal doğum ile dünyaya gelmişti. Öyküsünde, doğumundan 15 gün sonra ensede kitle farkedilmiş ancak zamanla bu kitle kaybolmuş. İlerleyen yıllarda özellikle son beş yılda el ve ayaklarında hareket kısıtlılığı geliştiği bilgisi alındı. Dış merkezlerde kollajen ve kıkırdak yapıya yönelik testler yapılmış ancak herhangi bir tanı konulamamış. Fizik muayenede, ellerinde hareket kısıtlılığına neden olan fleksiyon kontraktürleri ve gözlerin ön segmentinde pannus bulgusu mevcuttu. Görme muayenesinde,myopi dışında bir bulgusu yoktu.Onam formu alındıktan sonra, alınan kan örneği özel karta işlenerek, tüm ekzom analizi için Almanya’ya gönderildi. Sonuç: Hastada, DDR2 geninde c.2219A&gt;G p.(Tyr740Cys) mutasyonu saptandı ve WRCN sendromu tanısı konuldu. Aile taraması yapıldı, anne, baba ve kardeşinde bu mutasyon saptanmadı, de novo mutasyon olarak kabul edildi. Sonuç olarak; WRCN hastalığının patogenezi ve klinik bulguları hakkında farkındalık oluşturduk
</summary>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
