<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rdf:RDF xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel rdf:about="http://hdl.handle.net/20.500.12566/425">
<title>Küresel Siyaset ve Uluslararası İlişkiler (Tezli - İngilizce) / Global Politics &amp; International Relations (Thesis - English)</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12566/425</link>
<description/>
<items>
<rdf:Seq>
<rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/20.500.12566/1856"/>
<rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/20.500.12566/1790"/>
<rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/20.500.12566/1770"/>
<rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/20.500.12566/1765"/>
</rdf:Seq>
</items>
<dc:date>2026-04-05T23:38:56Z</dc:date>
</channel>
<item rdf:about="http://hdl.handle.net/20.500.12566/1856">
<title>Nigerian immigration to Canada: the case of Calgary</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12566/1856</link>
<description>Nigerian immigration to Canada: the case of Calgary
Ochi, Walter Stephan Ikechukwu
Several governments so far have exploited immigration to fill workforce &#13;
shortages in numerous professions in their countries. Migration, particularly from underdeveloped to developed countries, has been heavily restricted in order to admit applicants with the required expertise to fulfil the needs in the labor market. This "economic pool" of "chosen" migrants accounts for about seventy percent of immigration in the Canadian case. The causes and consequences of migration, economic and rational explanations notwithstanding, cannot be fully captured without taking into &#13;
consideration of the socioeconomic as well as psychological and personal factors as to why immigrants want to move. This thesis investigates the socioeconomic circumstances of the recent young migrant group from Nigeria to Calgary, Canada. Through looking into the immigrants‘ motives for migration, experiences both before and after the migration, and expectations as well as problems in Calgary, the thesis displays that migration is a multifaceted process which opens up new opportunities yet &#13;
includes also insecurities for the migrants. In order to improve the insight on migrant groups‘ experiences, the thesis will conduct a qualitative methodology with interviews and interrogate whether the future prospects of the migrants continue to be promising despite certain problems.; Işgücü piyasasındaki bazı meslek kollarındaki işgücü açığını kapatmak adına çeşitli ülkelerdeki yönetimler göçten faydalanmışlardır. Göçmenlerin, özellikle az gelişmiş ülkelerden gelişmiş ülkelere göçü, işgücü ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli uzmanlığa sahip başvuru sahiplerini kabul etmek için büyük ölçüde kısıtlanmıştır. "Seçilmiş" göçmenlerden oluşan bu "ekonomik havuz", Kanada‘ya göçün yaklaşık yüzde yetmişini oluşturmaktadır. Her ne kadar ekonomik ve rasyonel açıklamalar göç olgusunun nedenleri ve sonuçları üzerinde çalışsalar da, bu yaklaşımlar göçmenlerin&#13;
ülke değiştirme kararlarının altında yatan sosyoekonomik, psikolojik ve bireysel faktörleri yeterince ele almamaktadır. Bu tez, Kanada'nın Calgary kentine göç eden genç Nijeryalı göçmen grubunun sosyoekonomik koşullarını araştırarak, göçmenlerin motivasyonlarını, göçün öncesi ve sonrasındaki deneyimlerini, geleceğe dair beklentilerini ve güvenlik kaygılarını ortaya koymayı hedeflemektedir. Göçün sadece yeni fırsatlar değil, aynı zamanda güvenlik sorunlarını da içeren çok katmanlı bir olgu&#13;
olduğudan hareketle, göçmen grupların deneyimlerinin daha iyi anlaşılması için niteliksel bir metodoloji seçilmiş ve mülakat yapılan göçmen grup üyelerinin tüm sorunlara karşın iyimser bir gelecek beklentilerinin olup olmadığı sorgulanmıştır.
</description>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://hdl.handle.net/20.500.12566/1790">
<title>A comparative study of UNICEF’s influence on education development in Bolivia and Brazil</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12566/1790</link>
<description>A comparative study of UNICEF’s influence on education development in Bolivia and Brazil
Alomia, Ana Suely Zurita
Education is key to the development of individuals and states. Local educational programs with universal principles are currently being developed across the world through international organizations. This research aims to examine the role of one particular international organization, the United Nations International Children's Emergency Fund (UNICEF), in developing education with a gender focus in Bolivia and &#13;
Brazil. Among many mechanisms that IOs use to influence policies of nation-states, four mechanisms are chosen and analyzed to identify the ways in which and the extent to which UNICEF contributed to education policy in these countries: 1) advocacy and awareness, 2) experience and knowledge, 3) financial aid and donations, and 4) legitimization through positive rhetoric. In addition, gender inequality in education and &#13;
UNICEF's efforts to reduce the gap were examined. The case studies, Brazil and Bolivia, are analyzed through the Qualitative Method of Summative Content Analysis of newsletters, articles and educational reports found on the official pages of UNICEF’s local offices and the respective governments. When comparing the cases, which present &#13;
divergent historical, socioeconomic, cultural, gender inequality and educational characteristics, findings show that the influence that UNICEF has is stronger in Brazil than in Bolivia in terms of creating and changing policies. UNICEF Brazil focuses on seeking regulatory changes with strong local participation. This feature has allowed the agency to participate alongside national policy makers with direct influence. On the other &#13;
hand, in Bolivia, though there is active participation, its influence occurs indirectly, and no recent policy changes have been found. The differences between the two countries appear in the government-UNICEF relationship, even though UNICEF has a long standing relationship of trust with both.; Eğitim, bireylerin ile devletlerin gelişiminin anahtarıdır. Evrensel ilkelere sahip yerel eğitim programları, şu anda dünya çapında uluslararası kurumlar aracılığıyla geliştirilmektedir. Bu araştırma, Bolivya ve Brezilya'da toplumsal cinsiyet odaklı eğitimin geliştirilmesinde belirli bir uluslararası kuruluşun, Birleşmiş Milletler Uluslararası Çocuk Acil Yardım Fonu'nun (UNICEF) rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Ulus-devletlerin politikalarını etkilemek için IO'ların kullandığı birçok teknik arasından, UNICEF'in bu ülkelerdeki eğitim politikasına hangi yollarla ve ne ölçüde katkıda bulunduğunu belirlemek için dört teknik seçilmiş ve analiz edilmiştir: 1) savunma ve farkındalık, 2) deneyim ve bilgi, 3) mali yardım ve bağışlar ve 4) olumlu söylem yoluyla meşrulaştırma. Ayrıca eğitimde cinsiyet eşitsizliği ve UNICEF'in farkı kapatma çabaları incelenmiştir. Brezilya ile Bolivya durum çalışmaları, UNICEF'in yerel ofislerinin ve ilgili hükümetlerin resmi sayfalarında bulunan haber bültenleri, makaleler ve eğitim raporlarının Özetsel İçerik Analizinin Nitel Yöntemi aracılığıyla analiz edilmektedir. Farklı tarihsel, sosyoekonomik, kültürel, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve eğitimsel özellikler sergileyen durumlar karşılaştırıldığında, bulgular UNICEF'in politika oluşturma ve değiştirme açısından Brezilya'daki etkisinin Bolivya'dan daha güçlü olduğunu göstermektedir. UNICEF Brezilya, güçlü yerel katılımla düzenleyici değişiklikler aramaya odaklanıyor. Bu özellik, kurumun doğrudan etkiye sahip ulusal politika yapıcıların yanında yer almasına olanak sağlamıştır. Öte yandan Bolivya'da aktif katılım olmasına rağmen etkisi dolaylı olarak gerçekleşmektedir ve yeni herhangi bir politika değişikliği bulunamamıştır. UNICEF'in her iki ülkeyle de uzun süredir devam eden bir güven ilişkisi olmasına rağmen, iki ülke arasındaki farklılıklar hükümetUNICEF ilişkisinde ortaya çıkmaktadır.
</description>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://hdl.handle.net/20.500.12566/1770">
<title>Differences between populist and non-populist approaches to science-based policies: the cases of climate change, Covid-19 pandemic and vaccine campaigns in the 2021 preelection term of Germany</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12566/1770</link>
<description>Differences between populist and non-populist approaches to science-based policies: the cases of climate change, Covid-19 pandemic and vaccine campaigns in the 2021 preelection term of Germany
Ağar, Besna Deniz
This study explains the differences between populist and non-populist approaches toward&#13;
science-based debates which have been increasing in recent times such as the COVID-19&#13;
Pandemic, vaccine campaigns and climate change. This study compared the populist&#13;
leaders of the Alternative for Germany Party (Tino Chrupalla and Prof. Dr. Jörg Meuthen)&#13;
and Olaf Scholz as a non-populist who is the chancellor candidate of the SPD Party. The&#13;
comparison was made via their tweets focusing on the last 4-months period of Germany's&#13;
2021 election period. The most prominent finding of the triangle of populism, science and&#13;
democracy is that policies based on scientific knowledge and the principle of public&#13;
representation of democracy are not always comprehensive mutually. Although some&#13;
studies underline more ideology-based factors, this study explains how populism-based&#13;
discourses, such as the general will of the people, shaped attitudes toward science-based&#13;
policies and host ideologies of populism such as right-wing and left-wing only played a&#13;
reinforcement role. According to the comparison of the tweets of Olaf Scholz and AfD&#13;
Party leaders; i) While populist leaders attacked restrictive policies regarding climate&#13;
change and the COVID-19 Pandemic, Scholz emphasized that restrictive policies are vital&#13;
and necessary, ii) while populist leaders totally prioritized the economical interests of the&#13;
citizens against restrictive policies, Olaf Scholz interpreted as constructive the economic&#13;
consequences of green industry transformation iii) While Scholz underlined the great&#13;
importance of international cooperation, populist leaders mentioned little or didn’t&#13;
support the cooperation of international organizations on climate change and the COVID19 Pandemic iv) While Scholz made no references to scientists, populist leaders openly&#13;
attacked scientists and scientific institutions v) While Scholz did not include any&#13;
disinformation, Prof. Dr. Jörg Meuthen who is the leader of the AfD appealed to&#13;
disinformation in his some tweets.; Bu çalışma, popülist ve popülist olmayan yaklaşımlar arasındaki farkları açıklamaktadır.&#13;
COVİD-19 gibi son zamanlarda giderek artan bilim temelli tartışmalar&#13;
Pandemi, aşı kampanyaları ve iklim değişikliği. Bu çalışma popülist&#13;
Almanya İçin Alternatif Partisi liderleri (Tino Chrupalla ve Prof. Dr. Jörg Meuthen)&#13;
ve SPD Partisi'nin şansölye adayı olan popülist olmayan bir karakteri canlandıran Olaf Scholz. &#13;
Almanya'nın son 4 aylık dönemine odaklanan tweetleri üzerinden karşılaştırma yapıldı&#13;
2021 seçim dönemi. Popülizm, bilim ve bilim üçgeninin en belirgin bulgusu&#13;
Demokrasi, bilimsel bilgiye ve kamu yararı ilkesine dayalı politikaların olmasıdır.&#13;
Demokrasinin temsili her zaman karşılıklı olarak kapsamlı olmamaktadır. Her ne kadar bazıları&#13;
Çalışmalar daha çok ideoloji temelli faktörlerin altını çizerken, bu çalışma popülizm temelli faktörlerin nasıl olduğunu açıklıyor.&#13;
Halkın genel iradesi gibi söylemler bilime dayalı tutumları şekillendirdi&#13;
Sağcı ve solcu gibi popülizmin politikaları ve ev sahibi ideolojileri yalnızca bir rol oynadı.&#13;
takviye rolü. Olaf Scholz ve AfD'nin tweet karşılaştırmasına göre&#13;
Parti liderleri; i) Popülist liderler iklime ilişkin kısıtlayıcı politikalara saldırırken&#13;
Değişim ve Kovid-19 Pandemisinden bahseden Scholz, kısıtlayıcı politikaların hayati önem taşıdığını vurguladı&#13;
ve gerekliydi, ii) popülist liderler tamamen ülkenin ekonomik çıkarlarını ön planda tutarken&#13;
Vatandaşların kısıtlayıcı politikalara karşı olduğunu söyleyen Olaf Scholz, ekonomik politikaları yapıcı olarak yorumladı.&#13;
yeşil endüstri dönüşümünün sonuçları iii) Scholz, büyük endüstri dönüşümünün altını çizerken&#13;
Popülist liderler uluslararası işbirliğinin öneminden çok az bahsetti veya hiç bahsetmedi&#13;
Uluslararası kuruluşların iklim değişikliği ve COVİD19 Salgını konusunda işbirliklerini desteklemek iv) Scholz bilim insanlarına, popülist liderlere açıkça atıfta bulunmazken&#13;
bilim adamlarına ve bilimsel kurumlara saldırdı v) Scholz hiçbirine yer vermedi&#13;
AfD lideri Prof. Dr. Jörg Meuthen, dezenformasyon çağrısında bulundu.&#13;
Bazı tweetlerinde dezenformasyon var.
</description>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://hdl.handle.net/20.500.12566/1765">
<title>The role of Erasmus mobility in the European Union’s soft power: the cases of Akdeniz University and Antalya Bilim University</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12566/1765</link>
<description>The role of Erasmus mobility in the European Union’s soft power: the cases of Akdeniz University and Antalya Bilim University
Uyar, Natali
Utilizing Joseph Nye’s concept of soft power, the research examines the extent to&#13;
which Erasmus mobility program contributes to the European Union’s soft power in the&#13;
cases of Akdeniz University and Antalya Bilim University. The research finds that&#13;
Erasmus mobility positively affected the perceptions of the participants about the&#13;
European Union. Approximately 95% of the respondents recommended the Erasmus&#13;
program. About 80% of the participants wish to go to Europe again. More than 50% of&#13;
respondents plan to live or work in Europe. 95% of respondents are attracted by European&#13;
culture. Most Erasmus participants are committed to European shared values. After&#13;
Erasmus, the rate of students who define themselves as international or global citizens&#13;
increased to 50%. This research finds that freedom, rule of law and prosperity are the&#13;
prominent values. Erasmus beneficiaries emphasize that the level of democracy and&#13;
freedoms, quality of education and technological developments are better in Western&#13;
Europe. Respect and openness highlighted by respondents within the scope of European&#13;
traditions show that political liberalism and democratic values are embedded in the&#13;
culture. Turkish students had more vivid impressions of European culture, and their&#13;
awareness of cultural differences increased more than foreign participants. Erasmus&#13;
program is effective when political values and cultural components of soft power are&#13;
evaluated. Data was insufficient to make an assessment on the foreign policy component.; Araştırma, Joseph Nye’in yumuşak güç kavramını kullanarak, Erasmus hareketlilik programının Avrupa Birliği’nin yumuşak gücüne ne derece katkı sağladığını Akdeniz Üniversitesi ve Antalya Bilim Üniversitesi örneklerinde incelemektedir. Araştırma, Erasmus hareketliliğinin katılımcıların Avrupa Birliği’ne ilişkin algılarını olumlu yönde etkilediği sonucuna varmıştır. Katılımcıların yaklaşık %95’i Erasmus programını başkalarına tavsiye etmiştir. Yaklaşık %80’i tekrar Avrupa’ya gitmek istemektedir. Katılımcıların %50’den fazlası Avrupa’da yaşamayı veya çalışmayı planlamaktadır. Katılımcıların %95’i Avrupa kültürüne ilgi duymaktadır. Çoğu Erasmus katılımcısı, Avrupa’nın ortak değerlerini taahhüt etmektedir. Erasmus sonrası kendini uluslararası veya küresel vatandaş olarak tanımlayan öğrencilerin oranın %50’ye yükseldiği tespit edilmiştir. Bu araştırma özgürlük, hukukunun üstünlüğü ve refahın öne çıkan değerler olduğunu ortaya koymaktadır. Erasmus yararlanıcıları, Batı Avrupa’da demokrasi ve özgürlükler seviyesinin, eğitim kalitesinin ve teknolojik gelişmelerin daha iyi olduğunu vurgulamaktadır. Görüşmeciler tarafından Avrupa gelenekleri kapsamında öne çıkarılan saygı ve açıklık, siyasi liberalizmin ve demokratik değerlerin kültürde yerleşik olduğunu göstermektedir. Türk öğrencilerin Avrupa kültürü hakkında daha kuvvetli izlenimleri olduğu ve kültürel farklılıklar konusundaki farkındalıklarının yabancı katılımcılara göre daha fazla arttığı tespit edilmiştir. Erasmus programı yumuşak gücün siyasi değerler ve kültürel bileşenleri değerlendirildiğinde etkilidir. Dış politika bileşeninin değerlendirilmesi için veri yetersizdir.
</description>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</rdf:RDF>
