<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rdf:RDF xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel rdf:about="http://hdl.handle.net/20.500.12566/1070">
<title>Hukuk Bölümü Adalet Programı</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12566/1070</link>
<description/>
<items>
<rdf:Seq>
<rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/20.500.12566/2219"/>
<rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/20.500.12566/2218"/>
<rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/20.500.12566/1962"/>
<rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/20.500.12566/1961"/>
</rdf:Seq>
</items>
<dc:date>2026-04-08T08:40:05Z</dc:date>
</channel>
<item rdf:about="http://hdl.handle.net/20.500.12566/2219">
<title>Kesinleşmiş hapis cezasının infazı için ceza infaz kurumunda bulunan ergin kişinin kısıtlanması</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12566/2219</link>
<description>Kesinleşmiş hapis cezasının infazı için ceza infaz kurumunda bulunan ergin kişinin kısıtlanması
Sağlam, İlyas
Türk medeni hukukundaki kısıtlama nedenlerinden biri, Türk Medeni Kanunu’nun 407. maddesinde düzenleme altına alınan “özgürlüğü bağlayıcı ceza”dır. Bu maddenin her iki fıkrası da Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. İlgili kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin söz konusu kararı 23.06.2023 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Diğer taraftan, 12.03.2024 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan “7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” m. 5 ile TMK m. 407’nin iki fıkrası da değiştirilmiştir.7499 sayılı Kanun ile birlikte “özgürlüğü bağlayıcı ceza” mutlak bir kısıtlama nedeni olmaktan çıkarılmıştır. Dolayısıyla, süresi önemli olmaksızın, özgürlüğü bağlayıcı ceza, doğrudan hükümlünün kısıtlanmasına neden olmamaktadır. Nitekim hükümlünün kısıtlanması, onun talepte bulunmasına bağlıdır (TMK m. 407/1). Ancak toplam kesinleşmiş hapis cezası süresinin beş yıl veya daha fazla olduğu durumlarda eğer hükümlünün kişiliğinin ya da malvarlığının korunmasına dair bir gereklilik de mevcutsa, talepte bulunmasa dahi, hükümlü kısıtlanabilmektedir (TMK m. 407/2).
</description>
<dc:date>2024-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://hdl.handle.net/20.500.12566/2218">
<title>Çok eşlilik kurumunun Türk Medeni Hukuku çerçevesinde değerlendirilmesi</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12566/2218</link>
<description>Çok eşlilik kurumunun Türk Medeni Hukuku çerçevesinde değerlendirilmesi
Sağlam, İlyas
743 sayılı Türk Medeni Kanunu ile birlikte Türk medeni hukukunda yasak- lanmış olan çok eşlilikle, bu Kanun’un yürürlüğe girmesinden günümüze neredeyse yüz yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ karşılaşılabilmektedir. 864 sayılı Kanun m.9 gereğin- ce, 743 sayılı Türk Medeni Kanunu öncesi gerçekleşmiş olan çok eşli evlilikler geçerliliğini korumaya devam etmiştir. Ancak aradan geçen uzun süren nedeniyle bu evliliklerin günümüzde devam ediyor olması oldukça zordur. Diğer taraftan 4721 sayılı TMK m.130’daki evlenme engeline rağmen çok eşli evlilikler gerçekleşebilmektedir. 4721 sayılı TMK m.145/b.1’in eşlerden herhangi birinin evlilik esnasında evli olmasını mut- lak butlan sebebi olarak kabul etmesi m.130’a rağmen çok eşlilikle karşılaşılabileceğine işaret etmektedir. Ayrıca bazı ülkelerin hukuk düzenleri çok eşli evliliklere belirli şartların varlığı durumunda müsaade etmektedir. Söz konusu ülkelerden herhangi birinin vatandaşı iken geçerli şekilde birden fazla kişiyle evlenmiş olan bir kimse, sonradan Türk vatandaşlığını kazanabilmektedir. Bu durumda, Türk vatandaşlığını sonradan kazananların çok eşliliği gündeme gelebilmektedir.
</description>
<dc:date>2024-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://hdl.handle.net/20.500.12566/1962">
<title>7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu'na göre üreticinin sorumluluğu</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12566/1962</link>
<description>7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu'na göre üreticinin sorumluluğu
Sağlam, İlyas
</description>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://hdl.handle.net/20.500.12566/1961">
<title>Ebeveyn tarafından sosyal medyada çocuğun kişilik hakkının ihlali suretiyle edinilen kazancın iadesi</title>
<link>http://hdl.handle.net/20.500.12566/1961</link>
<description>Ebeveyn tarafından sosyal medyada çocuğun kişilik hakkının ihlali suretiyle edinilen kazancın iadesi
Sağlam, İlyas
Ebeveynler, sosyal medya platformlarında çocuklarının videosunu, fotoğrafını veya onlara dair bazı bilgileri yazılı şekilde paylaşmaktadır. Bunlar çocuklarına ilişkin gündelik hayatta meydana gelen herhangi bir gelişmeden kaynaklanan mutluluk, üzüntü gibi duygusal durumlarını başkaları ile paylaşmak amacıyla yapılabildiği gibi ekonomik amaçla da yapılabilmektedir. Nitekim ebeveynler çocuklarının yer aldığı içerikler aracılığıyla çeşitli ürünlerin reklamını yaparak kazanç elde edebilmektedir. Ancak bu tür paylaşımlar, bir hukuka uygunluk sebebi bulunmadığı takdirde, çocukların kişilik hakkının ihlal edilmesine de neden olmaktadır. Çalışmada da ebeveynin sosyal medya platformlarında çocuğun kişilik hakkını ihlal etmek suretiyle elde ettiği kazancın, gerçek olmayan vekâletsiz iş görme hükümlerine göre kişilik hakkı ihlal edilen çocuğa iadesi ele alınmıştır.
</description>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</rdf:RDF>
